Birçok kişinin avatarı izlediğine eminim peki acaba benim gibi izleyen kaç kişi var? hayır bundan emin olmamamın sebebi arkadaşlarımla gittim ve beğendiklerini söyleyemem onlar da haklı, çizgi filmin uyarlanmış halini görmek istiyorlardı. Asıl konu ben ne hissettim ve nasıl bir dünyaya girebilirsiniz avatarla..
Filmin baÅŸlarıydı bir replik beni etkiledi ve incelemeye baÅŸladım “saçlarınıza tüylerinize dokunmayın kör olursunuz?” kesin bunlarda bir ÅŸey var ama ne diye izlemeye koyulurken kastedilenin aslında görmemek olmadığını fark ettim hermeneutiÄŸin bana uzak gelen dünyasına ilk adımımı atmıştım, zaten bu adımı atmak zorundaydım ben bir felsefeciyim ama hep sıkılışım vardı, beni bir anda o girdaba sokabilecek bir ÅŸey olmalıydı ki iÅŸte “I see you” girdaba attı ve gitti. Ne kadar mantıklı deÄŸil mi seni görüyorum ama asıl durum görmek deÄŸil. Kast edilen aslında anlama. Nedeni basit:
Na’vilerin beyin sapına baÄŸlı nöron vari uzantıları var ve bu uzantılar kuyruk sokumuna kadar uzuyor ve bunu korumak için saçlarıyla sarmalamışlar. Beynin yapısını bilen varsa biraz, nöronlar, aksonları dentritleri kullanarak etkileÅŸim saÄŸlar ilerler falan filan biz aslında beyinde anlamlandırırız ve bu etkileÅŸim sayesindedir, bu gibi bir takım faaliyetler içindedir beyin.. İşte na’vilerde de biz nasıl ki dokunarak görerek duyumsuyoruz onlarda boyunlarının üst kısmından çıkan uzantıyla etkileÅŸim saÄŸlıyorlar tüm mekanlarıyla.. Bir atla, kuÅŸla etkileÅŸime geçmek için onların beyinlerinin uzantısını kendi uzantılarıyla baÄŸlamaları gerekli, bu yolla hayvana komut veriyorlar.. daha doÄŸrusu beyinle istediklerini hayvanın anlamasını saÄŸlıyorlar..Film de kullanılan görme kısacası anlamaya dayalı. YaÅŸam, beyinlerinden çıkan uzantı onların hayat kaynağı, iletiÅŸim yolu..ben eminim ki çok sığ anlattım olayı, pek beceremem zaten yazmayı ama film izleyicilerinden beynin yapısını aÅŸağı yukarı bilenler ne demek istediÄŸimi çözmüş olmalı.
Bir diÄŸer durumsa felsefi antropoloji teorilerinden “biyolojik teoriyi” destekler bazı kareler fark ettim ama bu asla biyolojik teorinin haklılığını savunduÄŸum için deÄŸil sadece bunu fark ettim. Nedir biyolojik teori: insanın bir eksiklikler varlığı olduÄŸunu savunur, O organ ilkelliÄŸine sahiptir, mesela bir çita inanılmaz hızla koÅŸabilir, bir kartal metrelerce yükseklikten aÅŸağı bir dürbün kullanıyor gibi net görebilir, ya da baÅŸka birçok hayvanın kendine özel ve çok geliÅŸmiÅŸ bazı özellikleri vardır her biri birbirinden üstün bazı yetilere sahiptir. Ancak insanda hiçbir üst güç yoktur zaten insan embriyal dönemini tamamlamadan doÄŸmuÅŸ bakıma muhtaç bir varklıktır, bir at yavrusu doÄŸar doÄŸmaz yürümeye baÅŸlayabilirken, insan yavrusu en az 12 ay sonra ayaÄŸa kalkabilir. ayrıca hayvanlar iç güdüleriyle kendilerini kontrol edebilirker, örneÄŸin büyük bir köpek küçük köpeÄŸi kovalarken eÄŸer küçük köpek yere yatıp boynunu uzatırsa büyük köpek ona zarar vermez. İşte devreye iç güdüleri girer. insanda böyle bir mekanizma olmadığı için o eksiktir ve nerede duracağını da bilemez bu yüzden insan bu eksikliÄŸi rayonalitesini ve ahlaki özelliklerini geliÅŸtirerek saÄŸlamaya çalışır. Yani insan aslında eksiklikleri sebebiyle ÅŸimdiki insan olmuÅŸtur. EÄŸer eksik olmasa güçlü olmak için baÅŸka ÅŸeyleri kullanmaya ihtiyacı olamayacaktı.
Peki filmde bunu nasıl anladın derseniz çok basit Amerikalıların hayvanlarla savaşırken bile giydikleri kıyafet acziyet göstergesi değil mi? eğer insanlar bu kadar güçsüz olmasalar neden bu denli zıhla donatsınlar kendilerini..
Film bunu anlatıyor ya da ben bu görüşü destekliyorum diye bir şey söz konusu değil, sadece bu durumu fark ettim o kadar ve paylaşmak istedim.
Emin olun sosyolojik açıdan da bir sürü çıkarım yapılabilir, ama sanırım pek derine dalmamak lazım. Küresellşeme dünyasında film sektörünün gücünü biliyorsunuzdur, soğuk savaşın nasılda gerçekleştiğini, ve amerikan filmlerinde işlenen konuların bir müddet sonra haberlerde duyulduğunu, bunlar afaki komplo teorileri değil sadece fark ettiklerim, biri yanlış yorumlamışsın diyebilir ama bu bir yorum da değil.
İlgimi çeken olay Amerikalılar yeniliyor.. acaba bundan ne sonuç çıkarmak gerekir;
1) evet dünyanın içine ettik gidip yeni bir dünya bulalım aman tanrım onu da yok edecekler uyanın insanlar doğa değerli
2) amerika yerlilerle bile başa çıkamıyor sanırım çökme dönemine girdi, ee filmler bir müddet sonra gerçekleşiyorya ![]()
3) düşün karar ver ve başar, hangi durumda olursan ol ne kadar güzsüz olursan ol eğer sahip olduğuna sahip çıkarsan ve kendine inanaırsan önünde engel kalmaz. bakınız kurtuluş savaşı
Aslında avatar hakkında daha çok ÅŸey yazabilirim ama her ÅŸeyi anlatmam doÄŸru olmaz bütün “gördüklerimi”:)[ sanırım ne demek istedÄŸimi anladınız] paylaşırsam bana bir ÅŸey kalmaz. ama son olarak ÅŸunu da bilin isterim ki insan felsefesinde insanın ne olduÄŸuna dair, aslında “bizi ne insan yapıyor”a dair bizim özümüze dair bir sürü teori vardır yukarıdaki biyolojik teori bunlardan biriydi. benim burada gördüğüm olaysa bambaÅŸkaydı bir ruh deÄŸiÅŸimi var farkındaysanız ama bu ruh bizim bildiÄŸimiz ve acaba anlamlandırdığımız ruh mu? insan bedeninden beyin sapından, veya baÅŸka bir nokta orası o kadar açık deÄŸil, bir ÅŸey alınıyor ve avatar bedene geçiyor. Burada bana büyülü gelen ÅŸey hala aynı insanın söz konusu olması ama bu ruh olamaz acaba Descartesin dediÄŸi kozalaksı bez, iÅŸte o noktadan mı alındı (ki sanmıyorum burada Descartesin bir fonksiyonu olduÄŸunu ama akla geliyor), Descartes da o nokta bir baÄŸlantı noktasıdır buradan bir alım olamaz, olsa olsa ruhtan bir alım olabilir, ama bence o ruh deÄŸil iÅŸte adamların neyi düşünerek bunu yaptığını bilemem ama benim aklıma bambaÅŸka ÅŸeyler geliyor, burada ÅŸu an anlatamayacağım ancak yıllar sonra iÅŸte ben bunları düşünmüştüm hissettimmiÅŸtim deÄŸidim ÅŸeyler olacak, mesela askerin son repliÄŸi etkileyiciydi “kendi ırkına ihanet” etmek iÅŸte bence büyülü olan burası..
İnsan olmak sadece bir beden olmasa gerek öyle değil mi
ve sadece akıl, sadece ruh, bambaşka bir sihir daha var
ben bir ÅŸeyler buldum ama anlatmaya yetkim yok daha doÄŸrusu gücüm, insan hissetiÄŸini aktarabildiÄŸi zaman, dili etkin kullanabildiÄŸi zaman, ne düşünüyoru tam olarak söyleyebildÄŸi zaman ….. tamamlayın gerisni üzgünüm benim anlatma yetim henüz oluÅŸmadı.