yüreÄŸin acıdımı hiç senin? gözünden ılık yaÅŸlar düştü mü istemsizce..kimseye ait olmak istemedim, hissetmeyide kabullenmedim. hangi hissiyat olursa olsun hissini kaybettiÄŸin gün yasın olur, yas; uzun, soluksuz, kelimesiz bir boÅŸluktur..boÅŸluktayım bugün, artık hep bugünüm var..dünümün acısının yanına usulca uzanmış bugünüm, yarınıma tecavüz etmek için bir savaÅŸta..ama yarınlar benim, ben yarınım…….
haykırmak istiyorum aÄŸlamak bağırmak.. aÄŸlıyorumda..bağırıyorumda ama ne sesimi duyan var ne gözyaÅŸlarımı gören…kimse görmesin gözyaÅŸlarımı kimse hissetmesin acımı. Ben haylaz bir çocuk, kimse sıvazlamasın başımı sadece oyunlarımda kırdığım vazonun hesabını sormayın bana.. istemedim bende böyle olmasını amacım mutlu olmaktı neÅŸeyle; eÄŸlenmek çoÅŸmak mutlu olmak kim bilirdi ki sonunu
elimi uzatmaktan yoruldum, ellerini tuttuklarımın bir gün bırakırmı korkusundan
anlamak en acı his..anlamamalı bilmemeli asla bilgeliğe özenmemeliymiş hayatta
yersiz yurtsuz olmak benimki
ne bir geçmişim var ne de bir gelecek
anlamak istemiyorum sizleri, rahat bırakın beni.. nice aptal gibi yaşamak, sadece yaşamak olsun benimki..
hayat herkese ölüm vaat etti, kimisi bildi öldü kimisi güldü öldü.. gülümse İnsaN
acısanda bir sevinsende. bak toprak sana hasret, sana aç nasılda özlemle vuslatı beklmekte.
ÇÖMEZ sordu hocasına ” -üzülme ne çeksen unutursun, çok sevinme ne bulsan kaybedersin yaÅŸa dilediÄŸince nasılsa hep affedilirsin- dersinde sen niye böyle dertlisin?”
HOCA “ben cenneti de gördüm cehennemide ama cenneti anlatmayı cehennemi çekmekte buldum.”
brsnll