Terliklerimi kaybettim bu gün. Nerede olduklarını bulamıyorum bir türlü.
—Terliklerini değil onları bıraktığın yeri kaybettin, onlar bıraktığın yerdeler ve kaybolmuşta değiller.
Ben, onları bıraktığım yeri hatırlamıyorum ama neresinden bakarsan bak kayıp oldukları bir gerçek ve onları bıraktığım yerin hafızamda kaybolmasından daha gerçek hem de.
Ve ben hayatım boyunca bir şeylerin kaybolmasından hep nefret ettim. Kendi unutkanlığımdan nefret ettim bir yerde.
Keşke yalnızlıklarımı da kaybettiğim gibi bulabilseydim diyorum bazen, yalnızlık ve karanlık kadar ağrılarıma iyi gelen başka bir şey bilmiyorum çünkü. Terliklerimin bir yerlerde ve kayıp olmadığını bildiğim gibi benimde bir yerlerde ve kayıp olmadığımı ama yinede herhangi bir hafızaya kayıp ilanı verdirecek kadar gerçek bir kayıp olduğumu bilmek istiyorum bazen. İstiyorum evet!
Bilmeden ne kadar yalnız kalmışım meğer yalnız ve geç kalmışım. Yalnız kaldığında ne kadar geç olduğunu hisseder ya insan ben geç kaldığımda anladım ne kadar yalnız olduğumu…
Yayın Tarihi:09 Mart 2009
sanmak ile olmak arasındaki uçurumdan hep nefret ettiÄŸini söyler sevdiÄŸim bir yazar. sanmak, içinde umutlar vaat eden çok boyutlu bÅŸir kavramken olmak, gerçeÄŸin sert kalın ve katı üç boyutudur yalnızca. hoÅŸgeldin Gülercim yeniden. yazmaktan vazgeçme.