Teşekkür Ederim


Teşekkür yazılarından hep korkmuşumdur. Olur da unutulur en kıymetli biri, tutar kırılır da içinde bir şeyler tamiri zor olur. Ki hatta çoğu kez bu kırgınlığını dillendirmez. İçinde kırıp içinde tamir etme süreçleri baş gösterir.(kendimden biliyorum, yabancısı olmadığım bir duygu..)

Sevmem bu yüzden. Teşekkür yazılarını pek beceremem de. Hep korkarım. Ve hatta hayatımda teşekküre nail o denli değerli insan var ki “hangi birine” tanımlamasını  bu yüzden hep çok sevmişimdir…

Kimse alınmamalı. Baştan anlaşalım zaten. Bu yazı sadece O’na teşekkür olsun. Öyle vefa yollu karalanmış bir metni anlatsın da istemiyorum. Yolum uzun, sözüm çok, desteği büyük…

Hepimiz kadar zorlu yollardan geçtim şeklinde klasik tavırlar takınmak değil meramım.  Ama önceleri zordu. Epey zor işte. Öyle böyle değil şeklinde zorluklarım oldu. Başarısızlıklarım, hayal ve süreç kırıklıklarım. Ve ben çok sonra öğrendim ki en kaynamayan kırıklar da süreçlerden doğan kırıklıklarmış. Zaman üzerine zaman ilaç ederek beklemek zorundasındır çünkü, ve her bekleyiş süreç kırıklığıdır böyle zamanlarda…

Çok aşikar başarılara imza atamayacak kadar başarısız zamanlarda yanında olanı unutmaz insan. Sonra değişir yol, bir şekilde bir yerlerde zamanında yüzüne bakmayalar yüzüne harstır artık. Böylesine, teşekkür etmek yerine çok daha fiyakalı cümleler birikmiştir de içimde. Her şeye ihanet ederim yine de edemem edebime, bu zamanlarda çok sevmişimdir susmayı. Ki “biliyorduk zaten” cümlesinden sonra hep bir cevaptır onların bekledikleri. Ama yok!

Her şeye ederim de ihanet edemem edebime…

Bir şarkıyı yazmadan önce sancılı süreçler olur ya hani. Bu süreç epey uzun da olabilir bazen birkaç saat de yetebilir. Döl tutanı atasından ayırması epey sancılıdır. Daha iyi bilir bunu anneler. Çok sancılı zamanlarım oldu, yanımda ve elimde sadece O’ydu..

Düştük ve bittik dediğimiz tüm yollardan yaka paça yeşillikler buluyordu. Olacak diyordu. Ve o denli parlayan gözbebekleri oluyordu ki “olmayacak” demeye utanıyordu insan. Yenildim, istemiyorum diyemiyordu, hiçbir şeye olmasa da gözlerindeki inanca saygısından…

Yıla vursam şimdi, hala çocuk sayabilirsiniz beni

Yaşadıklarım ve şahit olduklarım

Ve hatta çok bilinmeyenli çirkeflikleri çabuk çözecek kadar acılarla oynayışımı saymasak belki hala çocuk sayılabilirim…

Öğrettiğin çok şey var. Kattığın ve yüreğime yarenlik ettiğin çok karanlık sabah… Bilgeliğinden kıvançla söz edebilmenin telaşıydı aslında tüm endişem. Oldu. Çok şükür yüzümüze bulaştırmadık e biliyorsun gözümüzden zaten hiç eksik olmadı sancı…J

Yoluna gireni yoldan çıkarmak zordur. Hatta yola girmişse bir kez, ilerleyecektir artık. Korkuya hacet yok Sevgine ve desteğine tanım bulmak zor. Kifayetsiz kelimelerden kastını şimdi daha iyi anlıyorum üstadın..

İnandığın kadar kalacaksın dediğin günü hatırlıyor musun?

Ben bugün kadar tınısıyla hatırlıyorum. Yine yenilecekken, olmadı diyecekken…

Yolum çok uzun, şimdi kağıttan da olsa kalabalığım  var. Çoğu “bana bir faydası olursa” şeklinde yamacımıza meyilli duranlar…

Çok az cümle olur ki hem inandırıcı hem körükleyici hem teşvikleyici olsun. Hiç unutmadım cümlendeki inancı, tınısıyla aklımdadır her kelimenin  yankılanışı…

İnandığım kadar kaldım.

Öyle haklıymışsın ki inanmadıklarımdan usulca uzaklaştım. İnandığım kadarım. Yıl sonra da inandığım kadar…

Sevdiklerini çabuk yanına alırmış Tanrı. Öyle öğrettiler. Bilmiyorum ki beklide çok insancıl bir sığınıştı bu, yitirilen için söylenebilecek başka hiçbir cümle bulunamadığı içindi. Biraz acıyı hafifletsin diyeydi. Ama öyle öğretmişlerdi…

O günlerin arkasını anlatmayacağım. Gittin ama hep yanımda oldun. Ki hala öyle, hep öyle de olacak…

İsyanlı, derin kanamalı günler yerini olgun düşüncelere bırakınca daha adam akıllı cümleler kurmaya başlıyorsun aynı zamanlarda. Ve tanrı biliyordu. Yerin onun yanıydı…

Günler devam etti. Ediyor. Edecek. İnandığım kadar yakın kalacağım hep sana ve öğrettiklerine. Desteğine.  Ve sevgine…

Ne yol bitti. Ne ben tükendim. Devam etti. Başka tanımlaması bulunamadığı için de “hayat işte” denmeliydi.

Çok imdadıma yara bandı bir cümledir senden sonra yaşamaya mecbur olduklarım adına

Doğrusu bu biliyor musun

Hayat işte

Başka hiç bir tanımlaması da yok aslında

Ölüm, dünyadaki yer ve gök arası bir katmanda evveliyle derin sevgiler kazıyanlara yakışmıyor. Maddesel  bir dokunuşsuzluk şeklinde tanımlıyorsun öylelerine biçilmiş “ölmüş” kelimesini..  Soyutluk bu işte diyorsun. Ama ölmek başka şey. Epey farklı şey ölmek…

Bir yazının, bir bestenin doğuşu hep sancılı süreçlerden geçer. Geçmek zorundadır çünkü. Canından hiçbir şeyi acısız dünyaya armağan edemezsin. Sen istesen Tanrı kabul etmez, Tanrı kabul etse sen istemezsin artık…

Bu teşekkür yazısı sanadır. Gidişinle çok haklı bir acıya  uzunca gözyaşımı, israfsızca, hatta en helaliyle döktürdüğün için, desteğin, varlığın, inancın, erdemin için. Yaşattıkların için. Olgunlaşmamdaki o en büyük payın, yalnızlığımdaki  kalabalık paydan için… Hepsi için, her şey için, çok şey için; içinler, epeyler, şeyler ve çokluklar için ama en çok da edebim için çok, çok teşekkür ederim…

Yol devam ediyor biliyorsun. Daha epey zamanım var. Bir yazıyı yazabilmek, bir şarkıya beste dizmek, söz olmak ya da nur topu bir evlat cıyaklatmak tanrısallığın başka biçimlerden seslenişidir dünyaya. Çok anne oldum hülasa, sayısızca…

Divitimin boynunun borcudur bu yazı. Ölüm başka şey ama ölümsüzlüğünün yıl dönümünde teşekkür etmek istiyorum bana eşsizlik kıvamında tüm yaşattıkların adına. Biliyorum hala duyuyorsun, görüyorsun da.

Teşekkür ederim

Hepsi için

Her şey için

Ben, bu sokağı seninle sevmiştim

Her gelişim sensizliğe çıksa da

Bu sokağı hep seninle sevmeye devam ederim

Rahat uyu artık

Ben iyiyim..

2007/Cebeci

Yayın Tarihi: 22 Nisan 2007


Yazarımızı Tanıyalım!

Sarahatun Demir

İnsan, memleketini neden sever?.. Başka çaresi yoktur da ondan. Ama, biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir... Orayı seversen orası dünyanın en güzel yeridir... Ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.


Bu içerik Sarahatun Demir tarafından 11 Nisan 2010 tarihinde sağlanmıştır.
Bu Sayfanın Kısa Bağlantısı (Short URL):    www.web5a.com/?p=6  

Teşekkür Ederim ile Benzer Yazılar:

11 Nisan 2010 Saat : 10:49

Teşekkür Ederim Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed
reklam

Gözucuyla Bakılanlar

Firefox Eklentileri HBK blog Web5a.com Yenile
Login