Kasımsa… 10′uysa Üstelik
Her yıl gelir, her mevsim; engel olunamaz. Çünkü zaman kendi zembereÄŸini umarsızca iÅŸletir. Aylar geçer, Yıllar geçer tekrar aynı aylar gelir tekrar geçer… Üstelik bu çocukken oynadığımız oyunlarda dalya almak gibidir. Ama üzülürsün bu kez her dalya alışında…
Zaman görecelidir herkese ifade ettiÄŸi baÅŸkadır hissettirdiÄŸi baÅŸka. Her yaz tatil mevsimdir Haziran doÄŸum günüm mesela… Ya da Aralık soÄŸuktur ama sevdanın sebebi yıllar evvel aralıkta doÄŸmuÅŸtur mesela… Anlamlıdır.
Ama gel gör ki Kasım’sa 10’uysa üstelik duygular aynıdır, coÅŸkular, hatırlardaki saat 09.05… Hüzün aynı anda basar gözlere bir ÅŸehit çocuÄŸu ÅŸiir okurken. Ya da aynı anda korkar yürekler göğün yıldızları art arda uçarken. Bir tarih aynı anda hatırlanır, bir insan, bir onur, bir gurur mabedi, aynı anda anılır. Aynı anda durulan selam ve saygıda izleri gönülleri aynı anda titretir. Ata’sını taa derininde bir millet aynı anda dinlendirir.
Zordur Kasım’sa ve 10’uysa unutmak, ağlamamak. Duyarsızsan bir zaman tekrar uyanır gibi olmamak hatta uyanmamak imkânsızdır. Eğer kırmızı akan kanınsa ve beyazsa gözlerinin feri; üstüne birde Kasım’sa sen zamana aldırma. Tüm dalyalarını Kasım 10’ da Cumhuriyet için topla! Atanın hatırasına saygıyla…
Uzun zamandır Kasım'ın 10'unda saat 09:05'te dışarda olamamıştım. Ama bu sene artık aksilik mi diyeyim yoksa kader mi tamda yolun ortasındaydım. Siren sesini duyduÄŸu anda arabasını yolun tam ortasına (kenara bile çekmeden) koyan insanlar, 1 dakika boyunca hayatın durması, insanların arabalarından inip saÄŸa sola bakmak yerine tam karşılarına "ileriye" bakmaları bence ne zorunluluk nede ÅŸov. Bu tamamen içgüdüsel bir ÅŸey. Bir insana borçlu olmanın vermiÅŸ olduÄŸu bir güdü.
kesinlikle öyle… kesinlikle