-Evet paşa hazretleri, -Tabiî ki paşa hazretleri, -Hindi efendim, fırında tabiî ki. -Tombalamız hazır efendim…
Arkamızda duran kazığın vermiş olduğu açıyla içimizden bile olsa kurmak istemeden kurduğumuz cümleler bunlar. Yeni yıla yine yeniden zamlarla giriyoruz. Bundan iki yıl önce 2008 yılında yazdığım bir yazıya baktım geçenlerde (Meraklısı için bakınız: YılBaşı, ZamBaşı, hoşgeldi KelBaşı! ) değişen hiç bir şey olmamış bu ülkede.
Yeni yıla girdiğimiz anlarda 15 dakikalık sarhoşluğun vermiş olduğu bilinçsizlikle hiç bir şey hissetmeyeceğiz muhtemelen. Ama ertesi sabah, alkolün vermiş olduğu ağızdaki iğrenç tat, mide yanması ve arkamızdaki kazığın acısıyla 1 Ocak 2010’a acı dolu uyanacağız. Uyandığımız anda hafif bir ürperti gelecek çünkü gece alkolün etkisi ve çevremizdeki insanların hoplayıp zıplamaları ile ısınmış bedenimiz üşüyecek. Beyin susuzluğun ve üşümenin verdiği içgüdüyle mutfağa doğru yol alacak. Önce kombiyi yakacağız, sonra ocağa bir çay koyup ateşleyeceğiz doğalgazı, işte tam bu sırada gizli bir el cüzdanımızdan %5 zammı alıp götürecek. Dün akşamki alkol miktarına bağlı olarak oluşan dehidrasyon yüzünden böbreklerimiz iyi çalışmamış olacak ki tuvaletimiz bastıracak bir anda. Koşarak tuvalete atacağız kendimizi, girmeden 0.1 milisaniyelik bir zaman diliminde düğmeye basıp lambayı yakacağız ve 0.1 milisaniyelik bir sürede cüzdanımızdan %1,32’lik bir zam alınıp götürülecek.
Hacetimizi giderdikten sonra çayı kontrol edeceğiz. Eğer bir tiryaki isek hemen akciğerlerimiz beyninize çığlıklar gönderecek beni rahatlat diye. Yakacağız bir tane “cigara”. Ben olsam yakmam çünkü bu 2009 da aldığınız ve muhtemelen 2010’a göre %30 %40 daha ucuz olan son “cigaranız”. Daha alıp götürmediler cüzdandan paranızı ama eğer o anda sigarayı bırakmazsanız bundan sonraki her paket alışınızda zammı alıp götürecekler. Bence bırakmalısınız yoksa oturamayacak duruma gelebilirsiniz.
Her şey güzel kahvaltınızı yaptınız, çayınızı içtiniz, dün geceden dem vurdunuz, kendinize geldiniz ve bir anda aldığınız biletler aklınıza geldi. Hemen gazeteyi kurcalayıp ilgili sayfayı buldunuz. Heyecanlanmanıza gerek yok büyük ikramiye size çıksa bile birileri zammı cebinizden aldı çoktan. O anda zengin olsanız bile aslında çok zengin değilsiniz. Çünkü paracıkları zamlar yüzünden alıp götürmeselerdi daha zengin olmuş olacaktınız.
Beyninize kan gitmeye başladı ve yapacak işleriniz, görüşmek için söz verdiğiniz arkadaşlarınız aklınıza geldi. Kapıdan çıktınız ve düşünmeye başladınız. Nasıl gideyim diye? Ya arabaya atlayıp gitmek yada toplu taşımayı kullanmak için karar vermeye çalışıyorsunuz. Durun ben size yardım edeyim. Eğer Ankara’da oturuyorsanız size bir haberim var 1 Ocak 2010’dan itibaren toplu taşıma ücretleri %15 civarında zamlı. : ) Gerçi arabayla gitseniz bile akaryakıta da zam gelmesi düşünülüyor. Tüh tüh evde kaldınız gördünüz mü?
Napalım evde oturup TV’ye bakalım bari diye söylendiniz. Geri eve çıktınız. %1.32’lik zamma sahip TV’yi açtığınızda göreceğiniz ilk şey saçma sapan “noel” filmleri ya da gece tacize uğramış insanlar olacaktır. Siz ne bekliyordunuz?
Bence TV’yi kapatın, çayın altını da söndürün, sakın sigara içmeyin öylece bir sonraki yılı bekleyim derim. Kıpırdadınız anda cebinizde kalan son bozukluklar da düşüverir, gizli bir el onlarıda alıp götürüverir.
Evet paşa hazretleri, -Tabiî ki paşa hazretleri, -Hindi efendim, fırında tabiî ki. -Tombalamız hazır efendim.
-Kim? O yok bu sene efendim. Onun yerine biz hepimiz göbek atacağız bütün vatandaşlar olarak. Artık 3-5 bir şey yapıştırı verirsiniz alnımıza olmaz mı?