|Ana Sayfa » Sarahatun
Umutsuz Sevda
Gülüyorlar…
Ellerinde kar, yollarında har
Bir bakmışsın anlatmayı seçiyorlar
Sonra, susmalar.
…
Uzun kesik şakasız anlamsız ya da anlamı yalnızca kendilerince anlamlı telaşlar buluyorlar.
…
Yürüyorlar…
Geçmiyor...
Aslında…
Bu kez karar veremedim
Yoksa sorduğunda susmam, hazırlıksız yakalanmış olmamdan değil.
Hani, bir yara bandını neden hep cüzdanının en kuytu köşesinde taşır ki insan
Bilinir çünkü paradan hüviyetten birkaç vesikalık pozdan...
(Divan edebiyatının 15. yüzyıl temsilcileri, edebiyatın gelişim sürecine en önemli katkıları sağlamış şairleri içinde barındırır. Bunun iki nedeni var bana kalırsa; biri dönem hükümdarlarının şair oluşu ve dolayısıyla şiiri...
Bir kelimenin içinde terk ettiler her şeyi. Olan çok şey yoktu ki zaten. Belki de çabuk bitenler bu yüzden tüketmişti kendini…
Birinin yüzünde battı öbürünün açığı. Ne limanı anan oldu içlerinde, ne denizi anımsayan. Sonra...
Yeni bir çiçeğin filizlenmesi kadar hayret verici, bir çocuğun doğumu kadar doğal ya da bir ölüm kadar beklenmedik…
Her gidiş sancıtır insanın içindekileri; gitmesini istesen de, istemesen de…
Mutlaka gelir aklına, belki yıllar...
Tüm dersleri bırakmak var aslında. Sözlü’lüğü sevmiyorum, sözler kadar… Aslında sözlerdir hayatın anlamı, sözcükler… Verilenler gerçekten tutulsaydılar…
Sözlüden geçip yazılıdan kalanlar olacaktır… Her şey yağmurların...
“Bir sahteliği yok…
En gerçek yalanı söylediklerinde gülmüştük seninle
Ve “bu kadarına kıyamazlar” demiştik
İnandırdılar yahut öyle işimize geldi diye inanmak istedik
Sadece kardeşin olsam, sadece ağabeyim ya da
En gerçek...
Susturucuyu bir namlunun ucuna takmayı unutup tetikle karanlığın sessizliğini yırttığından bu yana susuyor. Ben konuştuğunu duymadım. Ama sustuğuna da şahit diye yazılsın istemedim adım. Odada kitaplar… Rafta eski gecelerden kalmış...